Kutsal Kitap Değiştirildi mi?

“ ‘Nasıl, biz bilge kişileriz, 
RAB’bin Yasası bizdedir, diyebiliyorsunuz? 
İşte, bilginlerin yalancı kalemi 
Yasayı yalana çevirmiş.

Yeremya 8:8

 

   Yukarıdaki ayetler Kutsal Kitap değiştirildi diye ilan etse de misyonerler lafı dönüp dolaştırıp hayır değiştirilmedi demeye getiriyorlar. Kutsal Kitab’ın bir ayetinin değiştirildiği ve Allah sözü olamayacağı ispat edilirse bu iddia kesinlikle iptal olacaktır. Okuyucuya aşağıdaki Eski Ahit ayetleri okutulurken yaş ayrımı yapmalarını rica ediyoruz. Bâtılı tasvirler saf zihinleri bulandırmak doğru değildir ancak gençlerimizin misyonerlerin tuzağına düşmemeleri için bu kitabın kesinlikle ve kesinlikle tahrifata maruz kaldığını göstermek durumundayız. Aşağıdaki metinlerin müstehcen dili için şikayetlerinizi Kitab-ı Mukaddes şirketine yapabilirsiniz! Bunun yanında bu kitaptan alıntılarını yaptığımız bazı absürd hikayelerin sizi şaşırtacağından eminiz!

Kutsal Kitap’taki Absürd Hikayeler

Elişa ile alay eden 42 çocuğu iki ayı gelip parçalıyor!

“Elişa oradan ayrılıp Beytel’e giderken kentin çocukları yola döküldüler. “Defol, defol, kel kafalı!” diyerek onunla alay ettiler. Elişa arkasına dönüp çocuklara baktı ve RAB’bin adıyla onları lanetledi. Bunun üzerine ormandan çıkan iki dişi ayı çocuklardan kırk ikisini parçaladı.” 2 Krallar 23-24

Moav’ın yağlı kralı Eglon’un içinde kaybolan kama!

“Ehut kendine bir arşın uzunluğunda iki ağızlı bir kama yaptı ve bunu sağ kalçası üzerine, giysisinin altına sakladı. Varıp haracı Moav Kralı Eglon’a sundu. Eglon çok şişman bir adamdı. Ehut haracı sunduktan sonra, haracı taşımış olan adamlarını salıverdi. Ama kendisi Gilgal yakınındaki taş putlardan geri döndü. “Ey kral, sana gizli bir haberim var” dedi. Kral ona, “Sus” diyerek yanındaki adamların hepsini dışarı çıkardı. Ehut, üst kattaki serin odasında yalnız kalan krala yaklaşarak, “Tanrı’dan sana bir haber getirdim” deyince kral tahtından kalktı. Ehut sol eliyle sağ kalçası üzerindeki kamayı çekti ve kralın karnına sapladı. Kamanın ucu kralın sırtından çıktı. Bıçağın ardından kabza da ete saplanmıştı. Ehut kamayı çekmeyince kama kralın yağlı karnına gömüldü. Ehut sofaya çıktı, üst kattaki odanın kapısını ardından çekip kilitledi.”Hakimler 3:16-23

Şimşon bir eşeğin çene kemiğiyle 1000 kişiyi öldürüyor!

Şimşon yeni ölmüş bir eşeğin çene kemiğini eline alıp bununla bin kişiyi öldürdü. Sonra şöyle dedi: “Bir eşeğin çene kemiğiyle, İki eşek yığını yaptım, Eşeğin çene kemiğiyle bin kişiyi öldürdüm.”Hakimler 2:15-16

İnanılmaz mehir!

“Saul şöyle buyurdu: “Davut’a deyin ki, ‘Kral düşmanlarından öç almak için başlık parası olarak yüz Filistli’nin sünnet derisinden başka bir şey istemiyor.’ ” Davut’un Filistliler’in eline düşüp öleceğini tasarlıyordu. Görevliler Saul’un söylediklerini Davut’a ilettiler. Davut, kralın damadı olacağına sevindi. Tanınan süre dolmadan Davut’la adamları gidip iki yüz Filistli öldürdüler. Kralın damadı olabilmek için Davut, öldürülen Filistliler’in sünnet derilerini tam tamına getirip krala sundu. Saul da buna karşılık kızı Mikal’ı eş olarak ona verdi.” 1 Samuel 18:25-27

                                                                               İleri Derecede Müstehcen Bölümler

 

Tanrının kitabında böyle bir benzetme olabilir mi?

Gençliğinde Mısır’da yaptığı fahişelikleri anımsayarak, fahişeliğini daha da artırdı. Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi. Hezekiel 23:19-20

Ağır içerikli Ezgiler Ezgisi (+18)

“Beni dudaklarıyla öptükçe öpsün! Çünkü aşkın şaraptan daha tatlı.” Ezgiler Ezgisi 1:2

“Memelerim arasında yatan Mür dolu bir kesedir benim için sevgilim”Ezg. Ezg. 1:13

“Güçlendirin beni üzüm pestiliyle, Canlandırın elmayla, Çünkü aşk hastasıyım ben.” Ezg. Ezg. 2:5

“Sanki bir çift geyik yavrusu memelerin Zambaklar arasında otlayan İkiz ceylan yavrusu.” Ezg. Ezg. 4:5

“Çaldın gönlümü kızkardeşim, yavuklum, Bir bakışınla, Gerdanlığının tek zinciriyle çaldın gönlümü! Aşkın ne güzel, kızkardeşim, yavuklum, Şaraptan çok daha tatlı; Esansının kokusu her türlü baharattan güzel!”Ezg. Ezg. 4:10

Ben uyuyordum ama yüreğim uyanıktı. Dinleyin! Sevgilim kapıyı vuruyor. “Aç bana, kızkardeşim, aşkım, eşsiz güvercinim! Ezg. Ezg. 5:2

Mücevher gibi yuvarlak kalçaların, Usta ellerin işi… Sanki bir çift geyik yavrusu memelerin, İkiz ceylan yavrusu…Hurma ağacına benziyor boyun, Salkım salkım memelerin. “Çıkayım hurma ağacına” dedim, “Tutayım meyveli dallarını.” Üzüm salkımları gibi olsun memelerin, Elma gibi koksun soluğun,   Ezg. Ezg. 7:1,3,7,8

Küçük bir kızkardeşimiz var, Daha memeleri çıkmadı. Ne yapacağız kızkardeşimiz için, Söz kesileceği gün? Ezg. Ezg.8:8

Hz.Lut’a inanılmaz ensest iftirası!

“Lut Soar’da kalmaktan korkuyordu. Bu yüzden iki kızıyla kentten ayrılarak dağa yerleşti, onlarla birlikte bir mağarada yaşamaya başladı. Büyük kızı küçüğüne, “Babamız yaşlı” dedi, “Dünya geleneklerine uygun biçimde burada bizimle yatabilecek bir erkek yok. Gel, babamıza şarap içirelim, soyumuzu yaşatmak için onunla yatalım.” O gece babalarına şarap içirdiler. Büyük kız gidip babasıyla yattı. Ancak Lut yatıp kalktığının farkında değildi. Ertesi gün büyük kız küçüğüne, “Dün gece babamla yattım” dedi, “Bu gece de ona şarap içirelim. Soyumuzu yaşatmak için sen de onunla yat.” O gece de babalarına şarap içirdiler ve küçük kız babasıyla yattı. Ama Lut yatıp kalktığının farkında değildi.Böylece Lut’un iki kızı da öz babalarından hamile kaldılar.” Yaradılış 19:30-36

Hz.Süleyman’a putperestlik ve kadın düşkünlüğü iftirası!

Kral Süleyman firavunun kızının yanısıra Moavlı, Ammonlu, Edomlu, Saydalı ve Hititli birçok yabancı kadın sevdi. Bu kadınlar RAB’bin İsrail halkına, “Ne siz onların arasına girin, ne de onlar sizin aranıza girsinler; çünkü onlar kesinlikle sizi kendi ilahlarının ardınca yürümek üzere saptıracaklardır” dediği uluslardandı. Buna karşın, Süleyman onlara sevgiyle bağlandı. Süleyman’ın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar. Süleyman yaşlandıkça, karıları onu başka ilahların ardınca yürümek üzere saptırdılar. Böylece Süleyman bütün yüreğini Tanrısı RAB’be adayan babası Davut gibi yaşamadı. Saydalılar’ın tanrıçası Aştoret’e ve Ammonlular’ın iğrenç ilahı Molek’e taptı.1. Krallar 11:1-5

Karar sizin!

Advertisements

Kur’an-ı Kerîm’deki Hz.İsa Bahsinin Tarihselliği Hakkında Bir yorum

Roma Katolik Kilisesinin önde gelen entellektüel devlerinden Tübingen üniversitesi teoloji profesörü Hans Kung, Kur’an-ı Kerîm’deki Hz.İsa’nın kişiliği hakkındaki tarihsel bilgilerin ve Yahudi-Hıristiyan cemaatinin Mesih’in şahsına dair öğretileri arasındaki paralelliğe şaşmaktaydı:

hans kung

“Silsileler ilk Yahudi-Hıristiyanlık’tan (Hz.İsa’nın erken cemaatine verilen genel ad) MS.7.yy.’a. doğrusu İslam’a kadar uzanır. Kur’an’daki İsa’nın resmi ile Yahudi-Hıristiyanlık’’ın Kristolojisi (Mesih’in şahsına ve doktrine ait ilim) arasındaki benzerlik hayrete düşürücüdür. Bu paralellikler itiraz kabûl etmez ve daha yoğun tarihi ve sistematik tefekkürü gerektirmektedir”. (Hans Kung, Islam, Past, Present and Future (2007, One World Publications, s.37, 44)

Hz.İsa’nın Dili: Aramice

Hz.İsa’nın Dili:  Aramice

 Genel itibariyle İsa Mesih’in ve Havarilerinin konuştuğu dilin M.S.1.yy.’da Filistin’in ortak dili olan Aramice’nin “Celile şivesi”  (1) olduğu üzerinde görüş birliği vardır. Bu şive Kudüs Aramice’ sinden farklıdır. Havarilerin çoğunun yurdu olan Celile bölgesinde bulunan Nasıra ve Kefernaum kasa
balarında da Aramice konuşulurdu. 3000 yıllık yazılı tarihi  (2) boyunca Aramice imparatorlukların idari ve dini dili olarak hizmet etmişti. Aramice Babilli kral II. Nabukadnezar’ın Ortadoğu’yu ve buna dahil olan Yahudiye ve Kudüs’ü M.Ö.597’ deki istilası ile tedricen nüfuz ederek kendini kabul ettirmişti ve Israil’de II. Mabed devri (M.Ö.539 – M.S.70) ortasından sonuna kadar günlük konuşma dili olmuştu.

babylonian_empire

Kutsal kitabın Danyel kitabı 2:4b–7:28’teki beş yıkım hikâyesi ve bir kıyamet öngörüsü Aramice yazılmıştır. Ezra 4:8–6:18 ve 7:12–26  Akamenid hükümdarlığı (M.Ö. 5.y.y.)zamanında Aramice yazılmıştır. Talmud’un dili de Aramice idi. (3)Ölü Deniz Yazmalarının önemli bir kısmı Aramice yazılmıştır.

Ms.I.y.y.’da yaşayan yani Hz.İsa ile hemen hemen aynı dönemlerde yaşayan Yahudi tarihçi Flavius Josephus’un tanıklığına göre Yunanca MS.1.y.y.’da İsrail’de yaygınca konuşulan bir dil değildi. Josephus Yunanca bilen Yahudilerin çok nadir olduğuna dikkat çekmişti. Josephus şöyle yazar:

Yunanlıların eğitimini edinmek ve Yunan dilinin temel özelliklerini anlamak için çok çaba sarf ettim, kendi dilimizi konuşmaya çoktandır alışık olsam da Yunanca’yı yeterli doğrulukla telaffuz edemememkteyim. Zira Milletimiz diğer milletlerin dilini öğrenmeyi teşvik etmiyor (Antiquities of Jews XX, XI)

Aramice’nin düşüşe geçmesi ve parçalara bölünmesine sebeplerden belki de en büyüğü M.S.131-132 yıllarında yönetime gelen Simon Bar Kohba’dır. Simon Bar Kohba İbranice’yi canlandırmış ve yaptığı devrim sırasında resmi dil olarak tanımıştı. [A Roadmap to the Heavens: An Anthropological Study of Hegemony among Priests, Sages, and Laymen (Judaism and Jewish Life)” by Sigalit Ben-Zion (Page 155)].

Orijinal İncil’in dilinin zamanın Yahudi toplumuna hitap ettiğini düşündüğümüzde Aramice olması bekleriz. Ancak durum böyle değildir. Elimizde şu an mevcut İnciller Antik Yunan dilinde yazılmış olup orijinali ile mukayesesi mümkün olmayacak şekilde asırlarca redakte edilerek elimize geçmiş metinlerdir. Ancak bu Yunanca metinler çevirilerin kopyası bile değildir. Antik çağ tarihçisi Prof. Dr. Bart D. Ehrman’a göre metinler kopya edildikçe teolojik kaygılar nedeniyle bilerek veya “metin hatalarını başka hatalarla düzeltme” girişimleriyle geri dönüşümü olmayan bir şekilde ekleme ve çıkarma yapılarak tahrif edilmiştir. (4)

Öyle ki kendisi M. İncil’in en meşhur hikâyelerinin bile aslında sonradan eklemeler olduğunu örnekleriyle açıklar. Örneğin NIV (New International Version) İncil tercümesi Hz.İsa’nın, “zina esnasında yakalanıp taşlanmak isteyen kadına acıyarak  bu kadını kurtarma hikâyesini” anlatan kıssayı içeren bölüm dahil Yn. 7:53–8:11 İncil’den çıkarmıştır.(5)

Tutucu görüşlerden uzak birçok günümüz Kutsal kitap araştırmacısı Matta, Markos, Luka ve Yuhanna isimleriyle yazarlarına atfedilen kitapların yazarlarının aslında bu kişiler olmadığı görüşünde mutabıktır. Vurgulanması gereken bir nokta İncil yazarlarının hiçbirinin kitaplarında kendi isimlerini belirtmedikleri ve İsa Mesih’in çevresinde gelişen olayları birinci şahıstan aktarımla anlatmadıklarıdır. İnciller anonim (yazarı belirsiz) olarak yazılmış olup, yazarlar örneğin Matta ve Yuhanna adlı havarilerden bahsederken “onların” yaptıklarını anlatır. Ancak kitapların yazarları (Matta ve Yuhanna) olayların kahramanları olsaydı “Biz” şeklinde anlatım yapmaları beklenirdi. Bunlardan daha önemlisi İsa Mesih’in takipçilerinin, İsa Mesih’in kendisi gibi Celile’nin alt ekonomik sınıflarından Aramice konuşan İsrailli köylüler olması gerçeğidir. Bu kişiler gerçekten İncillerin yazarları olabilir miydi? Son yıllarda antik çağlarda okuma-yazma oranının ne kadar az olduğunu gösteren birçok önemli araştırma yapıldı. En çok atıf yapılan eserlerden biri Columbia üniversitesinden Prof. William Harris’in “Antik Okur-yazarlık“ (Ancient Literacy) adlı çalışmasıdır.  Eski çağlardan korunarak kalıp günümüze kadargelen tüm delilleri detaylıca inceleyen Harris, Antik çağ döneminin eniyi zamanlarında bilenüfusun ancak %10’unun okuma bildiğini ve muhtemelen bunların bir sayfadaki yazıları kopyalayabilme becerileri olabileceği sonucuna varır. Bunlardan çok daha azı da kendi başına bir hikâye yazmak bir yana dursun, bir kaç cümle yazabilmekteydi. Bunlardan tam bir kitap yazabileceklerin sayısı çok daha azdı.

Peki bu %10 luk kısma dahil olan kişileri kimlerdi? Bunlar üst tabaka seçkinler diyebileceğimiz eğitime zaman, para ve imkan bulabilen kişilerdi. Yalnız bu gruptaki insanlar İsa Mesih’in  yakın takipçileri olan havarilerin toplumsal statüsüne kesinlikle uymamaktadır.  Zira havariler kesinlikle üst tabaka aristokratlar değillerdi.

Roma idaresindeki Filistin topraklarında okur-yazarlık ve kültür durumu daha da iş karartıcı idi.
Filistin’deki Roma dönemi okur-yazarlık durumu hakkında en kapsamlı araştırma Londra üniversitesi Yahudi araştırmaları bölümü profesörü olan Catherine Hezser tarafından yapılmıştır. Catherine Hezser İsa Mesih zamanında Filistin Yahudilerinin ancak %3’ünün okur-yazar olduklarını gösteriyordu. Ama yine bu okur-yazar insanlar sadece okuyabilen ve belki de isimlerini yazabilen ve kelimeleri kopye edebilen kişilerdi. Bu orandan çok daha azı cümle, paragraf, bölüm ve kitap yazabilirdi. Bunlar yine şehir elitleri olabilirdi. Sorunun büyüklüğü başka bir faktörü göz önünde bulundurursak daha artacaktır.İnciller Aramice değil, Yunanca yazılmıştı. Hem de çok iyi, ağdalı ve edebi bir Yunanca ile! İncil yazarları çok iyi eğitim almış Yunan dili okur-yazarı idiler. Bundan anlaşılacağı üzere nispeten yüksektabaka sosyal gruplardan geliyorlardı ve kesin olan birşey de İncil yazarlarının Filistin dışı bir bölgeden olmalarıydı. Buna kanıt olarak ileride de değineceğimiz İncil yazarlarının ciddi coğrafik hatalarını ve Yahudi kültürüne ait öğelerle ilgili yanılgılarını verebiliriz.

Araştırmacılar Yunan dilindeki bu İncillerin şu şekilde tarihlendirirler. Markos İncili düzeltilmemiş hataları muhteva etmesinden yola çıkarak ilk İncil olup MS.70 yılları civarında, Matta ve Markos’un biraz daha geç dönemde MS.80-85 yılları civarında ve Yuhanna İncil’inin de en son sırada MS.90-95 yıllarında yazılmış olmalıdır. Bu kitapların yazarı İsa Mesih’in yanındaki takipçileri değillerdi. Belki 12 havarinin bile talebeleri değildirler. Bunlar on yıllar boyunca dilden dile dolaşarak şifahi olarak aktarılan İncil kıssalarını duyarak kendi yorumları ile yazıya dökmüş ve en önemlisi İsa Mesih’ten daha geç dönemlerde yaşayan Pavlos ekolünün talebeleri olan Hıristiyanlardır.

İncil yazarlarının şifahi kaynaklar yanında önlerinde hazır bulunan yazılı kaynaklara da sahip oldukları çok büyük ihtimaldir. Luka İncil’ine başlarken daha başka yazılı kaynaklar olduğundan açıkça bahsetmektedir. Onun Luka İncil’inin vahy ile yazdığı gibi bir iddiası yoktur çünkü kendisi de bizzat görgü tanığı değildi. Görgü tanığı olduğunu iddia eden başka kişilerden duyarak ve araştırarak yazmıştır.

 “Sayın Teofilos, birçok kişi aramızda olup bitenlerin tarihçesini yazmaya girişti. Nitekim başlangıçtan beri bu olayların görgü tanığı ve Tanrı sözünün hizmetkârı olanlar bunları bize ilettiler. Ben de bütün bu olayları ta başından özenle araştırmış biri olarak bunları sana sırasıyla yazmayı uygun gördüm. Öyle ki, sana verilen bilgilerin doğruluğunu bilesin.” Luka 1:1-4

Matta’nın kaleminden çıkan birçok İncil kıssasının kaynağı olan Markos İncil’ine erişim imkanı olduğunu düşünmemiz için iki İncil arasında ortak 600 ayetin ortak olması gibi çok iyi nedenlerimiz vardır. Markos ile Luka İncili arasında ise 300 kadar ortak ayet vardır.

Bu yazarların “Q İncili” (Almanca Quelle= Kaynak) denilen yazılı kaynak metine erişimleri olması akla çok yatkındır. Q İncili artık var olmayan ancak İsa Mesih’in bir takım sözleri ve hareketlerini anlatan Yunanca yazılmış bir dökümandır. Matta, Luka ve Yuhanna’nın yazarlarının Markos ve Q İncili hariç başka kaynakları olduğu da bu iç yazarın birbirinde olmayan farklı hikâyeler de içerdiklerinden anlaşılmaktadır.

____________________________________________________________________________

  1. Allen C. Myers, ed. (1987). “Aramaic”. The Eerdmans Bible Dictionary. Grand Rapids, MI: William B. Eerdmans. p. 72
  2.  Klaus Beyer, The Aramaic language (1986: 11).
  3. Beyer 1986: 38–43; Casey 1998: 83–6, 88, 89–93; Eerdmans 1975: 72
  4. Bart D.Ehrman, 2005, Misquoting Jesus
  5. A.g.e.